DEFTER: ŞEYLERİN TANZİMİ V
3675
post-template-default,single,single-post,postid-3675,single-format-standard,theme-stockholm,qode-social-login-1.1.2,qode-restaurant-1.1.1,stockholm-core-1.0.8,woocommerce-no-js,select-theme-ver-5.1.5,ajax_fade,page_not_loaded,vertical_menu_enabled,paspartu_enabled,menu-animation-line-through,side_area_uncovered,wpb-js-composer js-comp-ver-6.0.2,vc_responsive

DEFTER: ŞEYLERİN TANZİMİ V

BAZI OKUMALAR,

ALINTILAR

VE YANLARINA İLİŞTİRİLMEMİŞ ABSÜRD, ARAK ÇİZİMLER




SESSİZ EV, Orhan PAMUK

Pamuk, O. (1983). Sessiz Ev. İstanbul: İletişim Yayınları.


“Gitti. Arkasından bakmadım. Çok önemli işleri olan insanlar gibi ben de bir yere doğru düşünceli düşünceli yürüdüm” / HASAN (Pamuk, 1983, s.80).

“…ve birden herkeste, şu aşağılık duygu, Avrupalıyı memnun etme isteği uyandı…” / METİN (Age, s.89).

“Selma, budalalıklarımla gururlanma hastalığının benim kişiliğimin ayrılmaz bir parçası olduğunu söylerdi” / FARUK (Age, s. 128).

“Sonra yaptıkları şeyleri, yaptıklarını düşünmeyen insanlar gibi, herkes gibi, sigaramı umursamadan yere attım, ayağımla izmariti de sizler gibi, düşünmeden ezdim” / HASAN (Age, s.327).

Sabah erken kalkmış, bitmesini istemediğim ama sonunu da merak ettiğim bir kitabın son sayfalarını okuyorum. Keşke bu keyfe sıkışıp kalsam.

a continuous period of being seated

İÇERDEKİLER, Victor Serge

Serge, V. (2015). İçerdekiler (Çeviren: Gülen Aktaş). İstanbul: Ayrıntı Yayınları.


“Bu kitapta her şey bir hayal ürünü ve her şey gerçektir. Edebi yaratıcılığı kullanarak kişisel bir tecrübenin insanca içeriğini ve genel anlamını açığa çıkarmaya çalıştım” (Serge, 2015).

“Modern bir şehirde mükemmel ve erişilmez bir tek yapı biliyorum: hapishane. Mükemmeliyeti, tasarımının fonksiyonuna tıpatıp boyun eğmesinde” (Age, s.63).

“Bu, ‘ayı kafesinin’ içinde çocuk gibi bütün nezaket kurallarına dikkat ediyordu” (Age, s.102).

Kitabın son çeyreğini sanki başka biri yazmış ya da başka biri çevirmiş. İçinden çıktım ve tekrar giremiyorum. İlk baştaki tad yok. Ya da benim tadım yok.

“Aşırı mutluluğun, bir insanı bu kadar aptallaştırabileceğinin farkında değildim” (Age, s.260).

“Her gün yapmam gereken ve çoktan unutmuş olduğum binlerce şey var. Denize atlaması gereken ama on seneden beri yüzmemiş olan bir yüzücü gibi hissediyorum kendimi; pislikleri alıp götüren, yaralarımız iyileştiren, varlığımızı yenileyen o tuzlu suyun tadını unutmuş gibi” (Age, s. 263-264).

Helsinki’yi benimseme çabaları

YATAK ODASINDA FELSEFE, Marquis De Sade

Sade, M. (2002). Yatak Odasında Felsefe (Çeviren: Kerim Sadi). İstanbul: Ayrıntı Yayınları.


“Sevimsiz, duygusuz ve kişiliksiz, dalkavuk ahlakçıların sizi korkuttukları bu tutkular, doğanın inanı eriştirmek istediği yere ulaştırmada kullandığı araçlardan başka bir şey değildir; tadına doyum olmaz bu tutkulardan başkasına kulak vermeyin; sizi mutluluğa yalnızca bu tutkuların sesleri götürebilir” (Sade, 2020, s.9).

“Ne kadar tuhaf olduğunu düşünürseniz düşünün; mutlak anlamda canice olabilecek tek bir eylem olmadığı gibi mutlak anlamda erdemli denebilecek tek bir eylem de yoktur” (Age, s.43).

“Sosyal insana gerçekten gerekli olan şey, kesinlikle erdem ya da erdem görünümü müdür? (Age, s.71).


DÜŞÜNCE DÜNYASI VE ERKEKLİK, Barış ÜNLÜ

Ünlü, B. (2018). Bianet (içinde) “Düşünce Dünyası ve Erkeklik”. Son Erişim Tarihi: 15 Haziran 2020.


“…

Fakat bu sertlik, o günlerin utancı dışarıda tutulursa, kişisel olarak bana iyi geldi.

Hızlandırılmış bir ders gibi düşündüğüm bu azar sayesinde, kelime seçiminin basit bir seçim olmadığını, arkasında devasa bir tarih ve güç hiyerarşisinin olduğunu, dolayısıyla o kelimenin yerine başka bir kelime kullanmayı seçerek, o tarihin bir parçası olmayı bırakma ve yeni bir dünyanın parçası olma kararı alındığını anlamaya başladım” (Ünlü, 2018).

No Comments

Post a Comment