DEFTER: ŞEYLERİN TANZİMİ III
3577
post-template-default,single,single-post,postid-3577,single-format-standard,theme-stockholm,qode-social-login-1.1.2,qode-restaurant-1.1.1,stockholm-core-1.0.8,woocommerce-no-js,select-theme-ver-5.1.5,ajax_fade,page_not_loaded,vertical_menu_enabled,paspartu_enabled,menu-animation-line-through,side_area_uncovered,wpb-js-composer js-comp-ver-6.0.2,vc_responsive

DEFTER: ŞEYLERİN TANZİMİ III

BAZI OKUMALAR,

ALINTILAR

VE YANLARINA İLİŞTİRİLMEMİŞ ABSÜRD, ARAK ÇİZİMLER




YOLLARI ÇATALLANAN BAHÇE, Jorge Luis BORGES

Borges, J. L. (1988). Yolları Çatallanan Bahçe (Çeviren: Fatih Özgüven). İstanbul: Can Yayınları.


YOLLARI ÇATALLANAN BAHÇE (s. 38-53)

1941 tarihli bu kısa hikaye Black Mirror: Bandersnatch’in ilhamı sanki. Labirent gibi bir kitap kurgulamak ve zamanda süzülmesini sağlamak, dahice!

“Bu mektubu bulmadan önce, kendi kendime bir kitabın nasıl sonsuz olabileceğini sormuştum. Dönümlü, dairevi bir ciltten başka bir şey gelmedi aklıma. Son sayfası ilk sayfayla eş olan dilediğince sürüp gitme olasılığını içeren bir kitap…” (Borges, 1988, s.48).

“O cümle dikkatimi çekmişti elbet: yolları çatallanan bahçemi çeşitli geleceklere (hepsine değil) bırakıyorum. Daha ilk bakışta anladım: ‘yolları çatallanan bahçe’, o karmaşık romandı; çeşitli geleceklere (hepsine değil) sözü çatallanmanın uzamda değil zamanda olduğunu düşündürdü. Eseri iyice bir okuyunca bu kuramım doğrulandı. Bütün kurgusal eserlerde, kişi birden fazla seçenekle karşılaştığında, bir tekini seçer ve ötekilerden vazgeçer; Ts’ui Pên’in kurgusal eserindeyse yazar -aynı anda- hepsini birden seçiyordu. Böylelikle kendileri de çoğalıp çatallanan çok sayıda gelecek, çok sayıda zaman da yaratıyordu“.

Soytarı bir bitkiyle, sürekli “bunu mu demek istediniz” diye soran bir arama motorunun hikayesi bu.

RAGNARÖK (s. 126-127)

“Her şey, tanrıların konuşmayı bilmedikleri kuşkusunun (belki de biraz abartmışlık) doğmasıyla başladı.

Ağır tabancalarımızı çektik (nereden çıktılarsa, tabancalar da girdi birden rüyaya) ve neşeyle, keyifle öldürdük tanrıları” (Age, s.127).

CERVANTES VE DON QUIXOTE MESELESİ (s. 130)

“Değil mi ki, edebiyat mitosla başlar, mitosla biter” (Age, s.130).

Delikleri kural tanımayan çita speaker.

THE WORD FOR WORLD IS FOREST, Ursula K. LE GUIN

Le Guin, U. (2014). The Word for World is Forest. Craydon: Orion Books.


INTRODUCTION by Ken MacLead (p. 1-3)

“Characteristically of all Le Guin’s writing, it embodies the stubborn virtue of seeing with both eyes, in depth and in color, without lookin away from or ignoring uncomfortable truths” (Maclead, 2014, p.1).

AUTHOR’S INTRODUCTION (p. 5-10)

“According to Freud’s writings; artists’ work is motivated by the desire ‘to achieve honor, power, riches, fame, and the love of woman’. On the other hand, there is another statement about artists’ desire;

Riches I hold in light esteem,
And love I laugh to scorn,
And lust of fame was but a dream
That vanished with the morn.

And if I pray, the only prayer
That moves my lips for me
Is, ‘Leave the heart that now I bear,
And give me liberty!’

Yes, as my swift days near their goal,
‘Tis all that I implore –
In life and death, a chainless soul,
With courage to endure.

Emily Brontë wrote this lines when she was 22. She was young and inexperienced woman, not rich, not powerful, not famous, and you see that she was positively rude about love. I believe, however, that she was rather better qualified than Freud to talk about what motivates the artist. He had a theory but she had authority!” (Ibid, p.5).

Bir bitki taburede oturup şarkı söylerken de yeşerebilir. Buna mani olacak tek şey onun bitkiliğidir.

KIRMIZI SAÇLI KADIN, Orhan PAMUK

Pamuk, O. (2017). Kırmızı Saçlı Kadın. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.


2. Kısım, 22. Bölüm

“Uzun bir süre kimseyle konuşmadım; içime döndüm. Dünya ile arama uzaklık koydum. Dünya güzeldi, içim de güzel olsun istedim. İçimde bir suçluluk, hatta kötülük yokmuş gibi yaparsam, yavaş yavaş kötülüğü unuturdum. Böylece hiçbir şey olmamış gibi yaparsanız ve gerçekten de hiçbir şey olmuyorsa, hiçbir şey olmaz sonunda” (Pamuk, 2017, s.89).


SELECTED POEMS 1923-1967, Jorge Luis BORGES

Borges, J. L.. (1972). Selected Poems 1923-1967 (Editor: Norman Thomas di Giovanni). London: The Penguin Press.


AFTERGLOW (translator: Norman Thomas di Giovanni), (p.23)

Sunset is always disturbing
Whether theatrical or muted,
But still more disturbing
is that last desperate glow
that turns the plain to rust
when on the horizon nothing is left
of the pomp and clamor of the setting sun.
How hard holding on to that light, so tautly drawn and different,
That hallucination which the human fear of the dark
Imposes on space
And which ceases at once
The moment we realize its falsity,
The way a dream is broken
The moment the sleeper knows he is dreaming.

ARS POETICA (translator: W.S. Merwin), (p. 157-159)

To look at the river made of time and water
And remember that time is another river,
To know that we are lost like the river
And that faces dissolve like water.

To be aware that waking dreams it is not asleep
While it is another dream, and that the death
That our flesh goes in fear of is that death
Which comes every night and is called sleep.

To see in the day or in the year a symbol
Of the days of man and of his years,
To transmute the outrage of the years
Into a music, a murmur of voices, and a symbol,

To see in death sleep, and in the sunset
A sad gold—such is poetry,
Which is immortal and poor. Poetry
returns like the dawn and the sunset.

At times in the evenings a face
Looks at us out of the depths of a mirror;
Art should be like that mirror
Which reveals to us our own face.

They say that Ulysses, sated with marvels,
Wept tears of love at the sight of his Ithaca,
Green and humble. Art is that Ithaca
Of green eternity, not of marvels.

It is also like the river with no end
That flows and remains and is the mirror of one same
Inconstant Heraclitus, who is the same
And is another, like the river with no end.

No Comments

Post a Comment